Ambalaj GTİP

GTİP kodu nedir? Armonize sistem nedir?  

GTİP kodu ne anlama gelmektedir? Armonize Sistem ne amaçla kullanılmaktadır? Ürünlerin GTİP kodu nasıl bulunur ve GTİP kodunun yanlış kullanılmasından doğan yükümlülükler nelerdir? 

Ambalaj GTİP

Gümrük kodlamalarında kullanılan GTİP, Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu’nun kısaltmasıdır. Türkiye’de tarife cetvelinin yerine yaygın olarak kullanılan GTİP, Türk Gümrük Tarife Cetveli’nde yer alan 12 haneli koda verilen isimlendirmedir. GTİP, yabancılar tarafından kullanılan HS Code, Harmonized Code ya da Customs Tariff gibi sistemlerin muadilidir.

GTİP hangi sistemi baz almaktadır?

Ülkelerin tamamında kullanılan tarife cetvelleri Armonize Sistem Nomanklatürü (AS) esas alınarak oluşturulmaktadır. Armonize Sistem Nomanklatürü, ticaret yapılan ürünlerin yurtiçi ve yurtdışı kural sistemlerine tabi olarak numaralandırılması ve adlandırılması anlamına gelmektedir. Küresel olarak kabul edilen ve 6 haneli kodlardan oluşacak şekilde kurgulanan Armonize Sistem, ticaret istatistikleri ve ülke gümrük tarifeleri için bir rehber niteliğindedir. Uluslararası alanda “The Harmonized Commodity Description and Coding Systems” olarak bilinen ve ülkemizde “Armonize Mal Tanımı ve Kodlama Sistemi” olarak isimlendirilen sistem, uluslararası ticaret içinde yer alan malların tümü için bir sınıflandırma sistemi oluşturmaktadır. Ürün geçişlerindeki hareketler de bu sistem üzerindeki kodlar üzerinden kayıt altına alınmaktadır.

Bir nevi ticarete konu olan malların kimlik numarası olarak da tanımlanabilecek olan Armonize Sistem, küresel malların kodlanması için geliştirilmiş bir araçtır. GTİP ise, bu sistemi temel almaktadır. İlk 6 hanesi Armonize Sistem’le aynı olan Türk Gümrük Tarife Cetveli’ndeki 12 haneli koda GTİP kodları denilmektedir. Tüm mal ve eşya grupları için ayrı bir GTİP kodu kullanılmaktadır.

Armonize Sistem nedir?

Armonize Sistem, toplam 21 bölüm ve 96 fasıldan (chapter) meydana gelmektedir. Fasıl olarak adlandırılan kısım, gümrük tarife cetvelinde yer alan 2 haneli kodu ifade etmektedir. Fasıllar 2 haneli olan kodlara, her bir fasıl ise 4 haneli pozisyonlara, pozisyonlar ise 6 haneli alt pozisyonlara ayrılmaktadır. Armonize Sistem kullanımının olduğu tüm ülkelerde bu 6 haneli kodlar aynı malları ve ürün gruplarını ifade etmektedir. Armonize Sistem, yani Tarife Cetveli ve GTİP kodlarında 6 haneden sonra yer alan bölümler ülkeler bazında farklılık gösterebilmektedir. Bu kullanımın amacı ülkelerin kendi kurallarına göre istatistik almalarını ve gümrük vergilerini ürün bazında detaylı bir şekilde uygulamalarını kolaylaştırmaktır. Örnek olarak bakliyat gibi bazı ürünlerin 6 haneli kodu aynı olmakta ancak bunun yanında tohumluk ya da aynı bakliyatın başka türleri için 6 hane sonrasındaki bölümlerde farklı kodlar kullanılabilmektedir. 6 hanenin sonrasına gelecek kodlar ülkeler arasında farklılıklar taşıyabilmektedir. Bunlar ülkelerin gümrük cetvellerinde de ayrı olarak yer almaktadır. Örnek vermek gerekirse; ülkemizdeki ticaret ürünleri 12 haneli bir kodla, ABD, Kanada, AB ülkeleri, Çin ve Güney Kore’de 10 haneli kodla, Japonya ve Moldova’da 9 haneli kodla ve Hindistan’da ise 8 haneli kodla ifade edilmektedir.

GTİP’te ürünler nasıl gruplandırılır?

GTİP içerisinde ürünler belirli gruplara ayrılarak yer almaktadır. Bu mallar niteliklerine göre ayrılmış ve numaralandırılmış olarak yer alırlar. Bunun yanında ürünlerin ticaretteki yaygınlığı ve kullanımı da kodlama sırasında dikkate alınmıştır. Genellikle 6 haneli koddan sonra gelen kısımlar ürün gruplarının yaygınlığına göre şekillenmektedir. Uluslararası ticarete konu ürünler ve eşyalar tek tek sıralanmak yerine, cins, tür ve niteliklerine göre gruplandırılmış, ticareti yaygın olan veya özellik arz eden bir kısım eşya da bu yapı içerisinde daha özel şekilde nitelendirilmiştir. GTİP sisteminde ürünler başlıca hammaddeler, işlenmemiş ürünler ve işlenmiş ürünler olarak sınıflara ayrılmıştır. Bir ham madde belirli bir kodda yer alıyorsa, bu hammaddeden üretilen ürünler söz konusu kodu takiben gelmektedir.

GTİP kodunun yanlış kullanımı ve cezalar

GTİP tarifesinin yanlış beyan edilmesi cezai yaptırımlara yol açabilmektedir. Eğer tarife CE, TSE benzeri denetimlere tabi durumdaysa ve buna göre gerekli uygunluk alınmamış ise söz konusu mallara el konulma ihtimali bulunmaktadır. El konulan malzemelerin sonrasında, bu malzemelerin gümrüklenmiş değerinin iki katına kadar ceza kesilebilmektedir. Aynı zamanda kaçakçılık olarak nitelendirilebilecek durumlarda malzemeden el koyma ya da malzeme ücretinin 3 katına kadar ceza kesilmesi gibi yaptırımlar uygulanabilmektedir.

GTİP kodu nasıl bulunur?

Türkiye’deki ürünlerle ilgili bilgilere ulaşmak için en kolay yöntem Türkiye İstatistik Kurumu’nun web sitesini kullanmaktır. Bu siteye giriş yapılarak malzemenin GTİP koduna ulaşılabilmektedir. Bunun için TÜİK’in web sitesinden malzeme bilgilerinin “Tanımlarda Ara” paneline girilmesi gerekmektedir. Ardından da sınıflamalar sektesinde GTİP seçilerek ve arama butonuna basılarak ürün grubunun kodlamasına ulaşılabilmektedir.

Burada özellikle dikkat edilmesi gereken, ürünün doğru tanımlamasını seçmektir. Burada çıkan kategorilerin elenmesi, ürünün birebir tanımlanması önemlidir. Bunun yanında 6 basamaklı kodun ardında yer alan 2 basamaklı kodlar kullanılarak ticarete konu olacak ürünlerin ayrıntılı bir şekilde tanımlamasını yapmak ve uygun olmayan kategorileri elemek mümkündür.

 

 

 

Dijitalleşme

İhracat ve ithalat yapan şirketler için dijitalleşme kılavuzu

Dijitalleşme sayesinde işlemlerin hızı ve verimliliği artıyor, işlem maliyetleri azalıyor ve operasyon süreçleri hızlanıyor. Bu da ihracat ve ithalat yapan kurumların özellikle lojistik tarafında dijital hizmetlere ilgisini artırıyor. Şirketlerinin özellikle lojistik süreçlerini dijitalleştirmek isteyen ve bunun için bir başlangıç noktası arayanların sayısı artıyor. Bu yazımızda dijital yetkinliği artırmak isteyen şirketlere bir rehber sunmaya çalışacağız.  
Dijitalleşme

Son yıllarda hızını tüm sektörlerde artıran dijitalleşme, ihracat ve ithalat yapan şirketler için önemli bir etki yaratıyor. Özellikle son yıllarda, dijitalleşme sayesinde işlemlerin hızı ve verimliliği son derece artmış konumda. Dijitalleşme sayesinde, ihracat ve ithalat yapan şirketler, ürünlerinin satışını ve dağıtımını daha etkin bir şekilde yönetebiliyor.
Dijital platformlar sayesinde ürünlerin satışı ve takip edilebilirliği de kolaylaşan alanlardan. Ayrıca, dijitalleşme sayesinde işlem maliyetleri de son derece azalıyor. Sonuç olarak, dijitalleşme ihracat ve ithalat yapan şirketler için önemli bir etki yaratıyor. Dijitalleşme sayesinde işlemlerin hızı ve verimliliği artıyor, işlem maliyetleri azalıyor ve operasyon süreçleri hızlanıyor. Bu da ihracat ve ithalat yapan kurumların özellikle lojistik tarafında dijital hizmetlere ilgisini artırıyor. Şirketlerinin özellikle lojistik süreçlerini dijitalleştirmek isteyen ve bunun için bir başlangıç noktası arayanların sayısı artıyor. Bu yazımızda dijital yetkinliği artırmak isteyen şirketlere bir rehber sunmaya çalışacağız.

Lojistik sektörünün dijitalleşmesi şirketlere ne gibi faydalar sunar?

Lojistik sektörünün dijitalleşmesi, şirketler için birçok faydaya sahip olabilir. Örneğin, dijital lojistik uygulamaları sayesinde şirketler:

  • Daha etkin ve verimli bir şekilde mal ve hizmetlerini taşıyabilirler.
  • Teslimat sürelerini kısaltarak müşteri memnuniyetini artırabilirler.
  • Maliyetlerini azaltarak kârlılıklarını artırabilirler.
  • Güncel ve detaylı bilgiye anında ulaşarak karar verme süreçlerini hızlandırabilirler. • Müşteri ilişkilerini geliştirerek müşteri sadakatini artırabilirler. Ayrıca, dijital lojistik uygulamaları sayesinde şirketler daha fazla esneklik sağlayarak piyasadaki değişimlere daha kolay adapte olabilirler. Örneğin, dijital takip sistemleri sayesinde şirketler sevkiyatlarını daha etkin bir şekilde yönetebilir ve hızlı bir şekilde müşteri taleplerine cevap verebilirler.

Dijitalleşmenin lojistik sektörü üzerindeki en önemli etkilerinden biri de, iyileştirilmiş görünürlüktür. Lojistik sektöründeki şirketler, dijital araç ve teknolojileri kullanarak sevkiyatlarını gerçek zamanlı olarak takip edebilmekte, tedarik zincirlerini daha iyi anlamalarına ve ortaya çıkabilecek sorunlara daha hızlı yanıt vermelerine olanak sağlamaktadır. Bu iyileştirilmiş görünürlük aynı zamanda şirketlerin arz ve talebi daha doğru tahmin etmelerini sağlayarak stok seviyeleri ve envanter yönetimi hakkında daha iyi kararlar almalarını sağlar.

Dijital dönüşüme hangi noktadan başlamak gerekir?

Bir lojistik şirketinin dijital dönüşüme başlaması için en uygun yol, kendisi için en ihtiyaç duyduğu işlemleri ve süreçleri ele alarak bu alanlarda dijitalleşmeyi sağlamak olacaktır. Örneğin, teslimat süreçlerinin takip edilmesi, siparişlerin izlenmesi, stok takibi ve depo yönetimi gibi işlemler için dijital araçlar kullanılabilir. Bunun yanı sıra, müşteri iletişimini ve destek hizmetlerini de dijital ortamda yürütebilmek için gerekli altyapıyı oluşturmak önemlidir. Bu sayede şirket, işlemlerini daha etkin ve hızlı bir şekilde yürütebilir ve müşterilerine daha iyi bir hizmet sunabilir. Dijital dönüşüm sürecinde, şirketin çalışanlarının da bu değişimlere uyum sağlamaları ve dijital araçları kullanabilmeleri için gerekli eğitimler verilmelidir.

Şirketler lojistik süreçlerinde dijital dönüşüm yapmak için ne kadar bütçe ayırmalı?

Bir şirketin lojistik süreçlerinde dijital dönüşüme gidebilmesi için ne kadar bütçe ayırması gerektiği konusunda çok genel bir cevap vermek oldukça zor. Dijital dönüşüm bütçesi, bir lojistik şirketinin büyüklüğü, ihtiyaçları ve hedeflerine bağlı olarak değişebilir. Önemli olan, lojistik şirketinin dijital dönüşüm için yeterli bir bütçe ayırması ve bu bütçeyi etkin bir şekilde yönetmesidir. Dijital dönüşüm, lojistik şirketinin verimliliğini ve karlılığını artıracak, ancak bu değişikliklerin maliyeti de olacaktır. Bu nedenle, lojistik şirketleri, dijital dönüşüm için yeterli bir bütçe ayırmalı ve bu bütçeyi doğru bir şekilde yönetmelidir. Bütçeyi yönetme konusunda verilebilecek en iyi önerilerden biri de dijitalleşme konusunda uzman olan partnerlerden destek almak ve bu sistemleri işlerinize entegre etmektir.

Dijitalleşme bütçesi nasıl belirlenir?

Lojistik operasyonları için dijitalleşme merkezli bir bütçe planı oluştururken, ilk olarak şirketin mevcut durumunu ve hedeflerini değerlendirmesi gerekir. Bu değerlendirme sonucunda, dijitalleşme için hangi alanlara yatırım yapılması gerektiğine karar verilebilir. Örneğin, bir ihracat ya da ithalat şirketinin hedefi müşterilerine daha hızlı ve doğru teslimat yapmak ise, müşteri iletişim sistemlerini geliştirme ve güncelleme, teslimat sürecini otomatikleştirme ve veri analizi yaparak teslimat performansını iyileştirme gibi alanlara yatırım yapılması gerekebilir. Dijitalleşme için bütçe planı oluştururken, aşağıdaki adımları takip etmek faydalı olabilir:
Mevcut durum ve hedeflerin belirlenmesi: Öncelikle şirketin mevcut durumunu ve hedeflerini belirlemek gerekir. Bu, şirketin dijitalleşme için hangi alanlara yatırım yapması gerektiğini belirlemek için önemlidir.
Dijitalleşme stratejisinin belirlenmesi: Dijitalleşme için hangi alanlara yatırım yapılacağı belirlendikten sonra, dijitalleşme stratejisi oluşturulabilir. Bu strateji, şirketin dijitalleşme hedeflerine ulaşmak için hangi adımların atılması gerektiğini belirtir.
Bütçe planının oluşturulması: Dijitalleşme stratejisi belirlendikten sonra, bu stratejiyi gerçekleştirmek için gereken bütçe planı oluşturulur. Bu plan, dijitalleşme için gereken yatırımların maliyetlerini ve bu yatırımların hangi süreçlerde gerçekleştirileceğini belirtir.
Bütçe planının uygulanması ve izlenmesi: Bütçe planı oluşturulduktan sonra, bu planın uygulanması ve izlenmesi gerekir. Bu, şirketin dijitalleşme hedeflerine ulaşıp ulaşmadığını ortaya koymakta, gelişimin izlenmesini kolaylaşırmaktadır.

Dijital lojistik partnerleri ile çalışmanın avantajları nedir?

Dijital yönü güçlü lojistik şirketleriyle çalışmanın birçok avantajı vardır. Öncelikle, dijital kasları güçlü olan hizmet sağlayıcılar, ihracat ve ithalat yapan şirketler için teslimat süreçlerini hızlandırır ve daha etkin hale getirir. Bu, ürünlerin müşterilere daha hızlı ulaşmasını ve satışların artmasını sağlar. Ayrıca, dijital süreçler, ihracat ve ithalat yapan şirketler için teslimat süreçlerini daha güvenilir hale getirir. Bu şirketler, teslimat sürecini izleme ve takip etme konusunda gelişmiş teknolojilere sahiptir ve bu sayede ürünlerin teslimatının ne zaman ve nerede olduğunu takip edebilirler. Bu, ürünlerin kaybolma veya hasar görme riskini azaltır ve müşterilerin güvenini kazanır.
Dijital hizmetler, taşıması olan şirketler için teslimat süreçlerini de daha maliyet etkin hale getirir. Bu hizmetler, teslimat sürecinde kullanılan malzemeleri ve araçları en verimli şekilde kullanarak maliyetleri azaltabilirler. Ayrıca, dijital yönü güçlü lojistik şirketleri, teslimat sürecini optimize ederek zaman ve enerji tasarrufu sağlar. Bu sayede, ihracat ve ithalat yapan şirketler, dijital lojistik şirketleriyle çalışarak hem zaman hem de maliyet açısından kazanç sağlayabilirler. Bu sayede, ihracat ve ithalat yapan şirketler müşteri memnuniyetini ve kârlılıklarını da artırma fırsatına ulaşabilirler.

Hubtic ile ihracat ve ithalat süreçlerinde avantaj yakalayın!

Dijital lojistik partneri olarak, Hubtic, ihracat ve ithalat taşımalarında birçok avantaj sağlar. Dijital platform sayesinde tüm süreçlerin otomatikleştirilmesi ve bilgi paylaşımının hızlı ve doğru bir şekilde gerçekleştirilmesi sayesinde zaman tasarrufu sağlayan Hubtic, ihracat ve ithalat taşımalarının daha hızlı ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesine yardımcı olur. Çeşitli nakliye yöntemleri ve ulaşım araçlarının kullanımı sayesinde müşterilerinin ihtiyaçlarına en uygun taşıma seçeneklerini sunar. Bu sayede, müşterilerin ihracat ve ithalat taşımaları için en uygun maliyetleri hesaplayabilir ve en uygun fiyat tekliflerini sunabilir. Hubtic ayrıca, yurtdışındaki partnerleriyle olan işbirliği sayesinde, ihracat ve ithalat taşımalarının uluslararası boyutta da gerçekleştirilebilmesine yardımcı olur. Aynı zamanda müşterilerin uluslararası pazarlara açılmalarına yardımcı olur ve onlar için en uygun rotaları belirler. Hubtic, müşterilerine tüm süreç boyunca yüksek seviyede destek sağlayarak, müşterilerin ihracat ve ithalat taşımaları sırasında ortaya çıkabilecek sorunları çözebilir ve müşterilerine en iyi hizmeti sunar.

Sağdaki alana e-posta adresinizi girerek Hubtic Blog bültenimize abone olabilirsiniz.

Dış ticarette kullanılan ticari belgeler

Dış ticarette kullanılan ticari belgeler nelerdir?

Dış ticaret için hangi ticari belgeler kullanılmaktadır? Ticari fatura, proforma fatura ve navlun faturası nedir? Çeki listesi ve koli ambalaj listesi nasıl hazırlanmaktadır? Ticari belgelerle ilgili sorularınızın cevabı bu yazımızda.
Dış ticarette kullanılan ticari belgeler

Dış ticaretin sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmesi ve devam ettirilebilmesi için çok sayıda belgeye ihtiyaç duyulmaktadır. Dış ticaret için gerekli belgeler arasında ticari belgeler, taşıma belgeleri, sigorta belgeleri, resmî belgeler ve finansman belgeleri bulunmaktadır.
Ticari fatura, proforma fatura, tasdikli fatura, navlun faturası, çeki listesi, spesifikasyon belgesi, koli ambalaj listesi, menşe şahadetnamesi ve gözetim belgesi gibi belgeler, dış ticaret ticari belgeleri olarak adlandırılmaktadır. Ticaretin devamlılığının sağlıklı bir şekilde sağlanması ve tartışmalara meydan verilmemesi için bu belgeler hakkında bilgi sahibi olmak ve söz konusu belgeleri ilgili kurumların kurallarına uygun ve eksiksiz bir şekilde sunmak büyük önem taşımaktadır.

Dış ticarette kullanılan ticari belgeler

Dış ticarette pek çok ticari belge kullanılmaktadır. Bu belgelerin ise en önemli olanı faturadır. Fatura; satışı gerçekleştirilen malların niteliklerini, miktarını, ölçülerini, birim fiyatını ve bunun yanında toplam bedelini gösteren ticari belgeleri tanımlamak için kullanılmaktadır. Faturalar satıcı tarafından düzenlenir ve alıcı tarafa verilir.

1-    Proforma fatura (Proforma invoice)

Aktreditifli işlemlere başlarken bankalara ibraz edilen proforma fatura, anlaşma safhasında ihracatçı tarafından bilgilerin verilmesi için kullanılmaktadır. Proforma faturada satılacak malın birim fiyatı, özellikleri, satış şartlarının neler olduğu ve teklifin ne zamana kadar geçerli olduğu gibi bilgiler bulunmaktadır. Bankalara ibraz edilmesi zorunlu olmasa da bilgilendirilme anlamında yapılmaktadır.

2-    Ticari fatura (Commercial invoice)

Ticari fatura, satış işleminin gerçekleşmesinden sonra kesilen faturadır. Satış sözleşmesinin varlığına dair kesinlik sağlayan orijinal fatura, satış sözleşmesini belgelemektedir. Özellikle ithalat ve ihracata baktığımız zaman, vergilerin hesaplanabilmesi ya da gümrük işlemlerinin tamamlanabilmesi için orijinal fatura gerekmektedir. Bu belge banka aracılığıyla ithalatçı tarafa iletilmektedir.
Ticari faturalar genelde İngilizce olarak düzenlenmektedir. Buna karşın bazı ülkelerde bu durum farklılıklar göstermektedir. Belirli ülkeler faturaların kendi dillerinde düzenlenmesi konusunda ısrarcı olabilmektedir. Ülkemizde ise genellikle bir İngilizce ve bir de Türkçe olarak düzenlenmektedir.
Bir ticari faturada aşağıdaki hususların yer alması gerekmektedir:

  • Fatura tarihi, düzenleme yeri ve sayısı
  • İthalatçı ve ihracatçı tarafların isim ve adresleri
  • Satışı gerçekleştirilen malın tanımı ve miktarı
  • Malların birim fiyatı
  • Incoterms şeklinde malın taşınmasında kullanılan teslim şekli
  • Peşin ya da vadeli olarak ödeme şartları
  • Satışın toplam bedeli
  • Gerekli ambalaj işaretleri
  • Malın teslim edileceği ve bedelinin ödeneceği yerler
  • Akreditifli işlemler için; aktreditif numarası ve diğer ek bilgiler

3-    Tasdikli fatura ya da konsolosluk faturası (Consulate invoice)

Ülkelerin kendi mevzuatlarına bağlı olarak ithalat yapanların konsolosluk faturasına ihtiyaçları olabilmektedir. Böylesi durumlarda tanzimi gerçekleştirilen ticari fatura, konsolosluk faturası isteyen ülkenin konsolosluğuna tasdik ettirilir ve ardından ticaret odaları tarafından onaylanır.
Konsolosluk faturası, diğer taraftan konsolosluk tarafından verilen formların doldurulması şeklinde de tamamlanabilmektedir. Bu faturanın istenmesindeki temel neden; ithal edilecek malın fiyatının cari fiyatlara karşı uygunluğunun kontrol edilmesi ve yurtdışına para kaçırılmasının önüne geçilmesidir. Aynı zamanda, konsolosluk faturası ile mallar ithal gümrüğünde gerçek değeri üzerinden vergilendirmeye tabi tutulmuş olmaktadır. Konsolosluk faturası genel olarak Orta Doğu ülkeleri ve Kuzey Afrika ülkeleri tarafından talep edilmektedir. Bunun yanında İsrail de bu faturayı talep eden ülkeler arasında yer almaktadır.

4-    Navlun faturası (Freight invoice)

Denizyolunda taşınan malları belirten navlun terimi zaman içinde malların taşıma ücretini de kapsayacak şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Navlun iki şekilde ödenebilmektedir. Bunlar peşin olarak ödeme (advance freight) ya da havale navlun ödemesi (freight collect) olarak geçmektedir. Peşin navlun ödemesi ihracatın gerçekleştiği tarihte taşıma şirketine yapılan ödemedir. İhracat için gemi yola çıktıktan sonra yapılan havale navlun ödemesinde ise taşıma şirketinin navlun tam olarak ödenmediği sürece malı ihracatçıya teslim etmeme hakkı bulunmaktadır.
Dış ticaret maliyetleri içerisinde önemli bir payı bulunan navlunu oluşturan maliyet unsurlarını aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.

Seyir maliyetleri:

Geminin eskime payı, geminin bakımları ve onarım masraflarının yanı sıra yakıt giderleri de bu maliyetlerin arasındadır.

Liman maliyetleri:

Gemi hedefine ulaştıktan sonra malın tamamen yüklenmesine kadar geçen süredeki masrafları oluşturur. Limanda durma süresi ne kadar uzarsa, maliyetler de aynı doğrultuda artmaktadır. Bunun yanında malların yüklenmesi, indirilmesi ve istiflenmesi süreçlerini kapsayan elleçleme maliyetleri de liman maliyetlerinin içinde bulunmaktadır. Bu maliyetler arasında limandaki harçlar da hesaplanmaktadır.

Depolama maliyetleri:

Malların limana ulaşmasından, geminin güvertesine ya da ambarına yüklenmesine kadar depolarda bekletilmesinden doğan masraflar “depolama maliyetleri” içerisinde yer almaktadır.

Diğer maliyetler:

Yukarıda bahsettiğimiz maliyetlerin dışındaki ilave maliyetleri belirtmektedir.
CFR ve CIF satışlarda navlun ödemesini satıcı taraf gerçekleştirmektedir. Satış faturasında mal bedeli ve navlun tutarı ayrı ayrı yer alabilmektedir. Böylesi durumlarda konşimento ve sevk belgelerinde “navlun ödenmiştir” ifadesi bulunmalıdır. Navlun için satış faturasının dışında bağımsız bir fatura da düzenlenmesi mümkündür.

5-    Çeki listesi (Weight list)

Malların taşımasını gerçekleştiren araçların ne kadar yüklendiğini ve malların birim, koli ya da paket, çuval gibi ağırlık bilgilerini kapsamaktadır. Çeki listesi, ticari faturalarda belirtilen malların net ve brüt ağırlıklarının satıcı ya da üçüncü bir kişi tarafından ayrı bir belge olarak beyan edilmesidir. Bu listede yer alan ağırlıkların da, fatura ve konşimentoda belirtilen ağırlıklarla birebir uyuşması gerekmektedir. Çeki listesi gümrük tarafından ve taşımada bir hasar oluşması sonrasında sigorta şirketleri tarafından da istenebilmektedir. Bunun yanında TIR ve vagonlarla yapılan taşımalarda otomatik tartı cihazlarının verdiğini kantar makbuzu olarak bilinen tartı fişleri çeki listenin yerine geçebilir.

6-    Spesifikasyon belgesi (Specification list)

Çeki listesinde mevcut olan bilgilerin üzerine malların fiyat ve değerlerinin eklenerek oluşturulduğu belgeye spesifikasyon belgesi ismi verilmektedir. İthalat işleminin gerçekleşmesinden sonra malların dağıtımının yapılmasında kolaylık sağlamayı amaçlayan bir belgedir.

7-    Koli ambalaj listesi (Packing list)

Koliler şeklinde taşıması yapılan ve dökme olmayan yüklerin koli sayısını ve koli içindeki miktar ve ölçüleri ambalajlar açılmadan gösteren bir belgedir. Sayım, yükleme ve ardından taşıma sürecinde kolaylık sağlayan bu liste özellikle gümrük işlemleri sırasında gümrük idaresi ya da taşıyıcı firma tarafından kullanılmaktadır. Bu belge ile ithalatçının kolileri açmadan dağıtım yapma imkânı bulunmaktadır çünkü koli listesinde sandıkların, paketlerin ya da kutuların hangi cinsten olduğunu ve ölçüleri, malların renklerine kadar yer almaktadır. Koli ambalaj listesi bir taraftan da gümrük yetkililerinin kontrol süreçlerinde büyük bir kolaylık sağlamaktadır.

8-    Gözetim belgesi (Third party certificate of inspection)

Bu belge ihraç edilen malların, ihracat öncesinde ya da nakliyat sırasında ithalatçının siparişine uygunluğunu belirtmektedir. Gözetim belgesi ithalatçı tarafın isteği üzerine düzenlenmektedir. Belgeyi düzenleyecek gözetim şirketi ise ithalatçı tarafından ya da ihracatçı tarafından seçilebilmektedir. Burada görevlendirilen gözetim şirketi, satış anlaşmasındaki maddelere uyumu denetlemekte, yükleme sırasında ve sonrasında yapılacak raporlamayı gerçekleştirmektedir. Gözetim şirketi tarafından doldurulan belgedeki maddelerin geçerli olabilmesi için bunun alım-satım sözleşmesi ya da akreditif mektubu gibi diğer resmi belgelerde belirtilmiş olması gerekmektedir. Gözetim yapan şirketler birden fazla ülkede büroları bulunan ve uluslararası olarak saygınlığı bulunan şirketlerdir.

9-    İmalatçının analiz belgesi (Manufacturer’s analysis certificate)

Taşımasında analiz gereken kimyasal maddeler, boyalar, çimentolar ve asit gibi maddelerin formüllerinin yanı sıra erime dereceleri ve nem oranı gibi bilgileri içeren evraklara imalatçının analiz belgesi ismi verilmektedir. Söz konusu belge türü, araçlara yüklenen malların siparişte istenen özelliklere uygun olup olmadığının ambalajlar kapatılmadan üçüncü kişiler tarafından kontrol edilmesini sağlamaktadır. Bu belge, bağımsız laboratuvarlar tarafından ya da imalatçı firma tarafından beyan şeklinde hazırlanabilmektedir.

10- Ekspertiz raporu (Certificate of analysis)

Gümrük idareleri tarafından; ithal ya da ihraç edilen malların fiyatı, miktarı, kalitesi, bileşim oranları ve ticari teamül gibi hususlarda tereddüde düşülmesi hâlinde verilen raporlardır. Gümrük Kanunu ve bu kanunla bağlantılı mevzuatlarda hangi kurumların ve kuruluşların ekspertiz raporlarına itibar gösterileceği belirlenmiştir. Bu tür raporlar genelde sanayi odaları, ticaret odaları ve ihracatçı birlikleri tarafından verilmektedir.

11- Menşe Şahadetnamesi (Certificate of Origin)

Menşe Şahadetnamesi, ihraç edilecek eşyanın belirli bir ülke menşeli olduğunu ya da gördüğü işlemler nedeniyle başka bir ülke menşeli sayılması gerektiğini gösteren belgedir. Gümrük işlemleri ülkeler ticaret anlaşması hükümlerine göre yapıldığı için malın gönderimi yapılan ülkelerde Tercihli Gümrük Rejimi’nden yararlanması ya da kota sınırlanmasının aşılıp aşılmadığının belirlenmesi için malların menşelerinin belirtilmesi gerekmektedir. Menşe şahadetnamesi ihracatçılar ve kanuni yetki temsilcileri tarafından düzenlenir.

Hubtic ile online belge takibi

Hubtic, seçkin iş ortakları ve geliştirdiği teknolojisi sayesinde, komple yük taşıma ve parsiyel yük taşımalarını çok daha kolay, hızlı ve verimli hâle getirir. Lojistik ihtiyaçlarınız için en iyi fiyatları, belge takibi ve ücretsiz konum izleme desteğiyle birlikte sunar. Hubtic’in evrak yönetim sistemi sayesinde taşımanızla ilgili her türlü belgeye (varış veya çıkış ihbarnamesi, teslim evrağı, fiyat listesi vb.) web uygulamamız üzerinden dilediğiniz an ulaşabilirsiniz. Bunun yanında taşımacılık evraklarıyla ilgili tüm sorularınız ve problemleriniz için uzman operasyon ekibimizden her saatte hızlı destek alabilirsiniz.
Yurtdışına yapacağınız her türlü taşıma için bizimle iletişime geçebilir, özel hizmetlerimizden ve rekabetçi fiyatlarımızdan yararlanabilirsiniz.
Sağdaki alana e-posta adresinizi girerek Hubtic Blog bültenimize abone olabilirsiniz.

Alman kasabası

Almanya ithalat ihracat rehberi

Almanya ve Türkiye ithalat ve ihracat hacmi nedir? Almanya’ya en çok hangi ürünler ihraç edilmektedir? Almanya ithalat ve ihracat parsiyel yük ve komple yük taşımacılığı nasıl yapılır? vb. tüm sorularınızın cevabını bu yazımızda bulabilirsiniz. 

Almanya ithalat ihracat görseli

Konu ithalat ve ihracat olduğunda Almanya için ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Almanya ile ticari işlemlerimiz 19. yüzyıldan bu yana, sektörel olarak dalgalanmalar yaşansa da, hacim olarak sürekli bir şekilde büyümeye devam ediyor. Günümüzde, Almanya ile aramızdaki toplam ticaret hacmi 40 milyar doları aşmış durumda. Türkiye ve Almanya arasındaki ticari iş birliğinin uzun bir geçmişi bulunuyor. Çok sayıda müzakere sonucu, iki ülke arasında ticari ilişkiler; ülkeler arası maksimum kazanç pozisyonu oluşturulmasından, Almanya’nın Avrupa’daki en önemli ticari partnerimiz olmasına kadar ilerlemiş durumda.   

İhracatta 1 numaralı partnerimiz Almanya

Türkiye ile Avrupa Birliği ülkeleri arasındaki toplam ticaret hacminin neredeyse dörtte birini Türkiye ve Almanya arasındaki ticaret hacmi oluşturuyor. Günümüzde Almanya sadece Avrupa’da değil tüm dünyada bir numaralı ihracat partnerimiz şeklinde konumlanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre 2022 yılının Haziran ayında ihracatta ilk sırayı Almanya alıyor. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 875 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; ABD, Birleşik Krallık, Irak ve İtalya takip ediyor. Bu ülkelerle gerçekleştirilen ihracat, ülkemizin Haziran ayındaki toplam ihracatının yüzde %30’unu oluşturuyor.

2022 yılı Ocak-Haziran dönemine bakıldığında ise yine ilk sırayı Almanya’nın aldığını görüyoruz. Bu dönemde Almanya’ya yapılan ihracat bedeli 10 milyar 642 milyon doları geçiyor. Ocak-Haziran döneminde ihracat partnerlerimiz arasında ilk 5 ülke Almanya, ABD, İtalya, Birleşik Krallık ve Irak şeklinde sıralanıyor. Bu 5 ülkeye yapılan ihracat ise toplamın %30,8’ine tekabül ediyor. Toplam ihracatımızın içindeki en yüksek pay da %8.56 ile Almanya’nın. 

İthalat tarafında Almanya ilk sırada olmasa da yine en üst sıralardaki yerini koruyor. Yine TÜİK’in verilerine göre 2022 Haziran ayında ithalatta ilk sırayı Rusya alırken, ardından Çin, Çin’in arkasından ise Almanya geliyor. Almanya ithalat tarafında da 3. sıradaki yerini koruyor. Ocak-Haziran rakamlarına bakıldığında da Almanya’nın 11 milyar 500 milyon dolar ile yine 3. sırada yer aldığı görülüyor. 

2021 yılı sonunda 41,1 milyar dolara yükselen Türkiye ve Almanya arasındaki ticaret hacminin de önümüzdeki dönemde 50 milyar dolar seviyesine çıkarılması hedefleniyor. 

En büyük ihracat kalemi otomotiv

Sektörel ihracat rakamlarına bakıldığında Almanya ile en büyük ihracat kalemimizin otomotiv endüstrisi olduğu görülüyor. 2022 yılının 1 Ocak ve 30 Haziran arası rakamlarına bakıldığında yaptığımız otomotiv bağlantılı ihracatın boyutu 2 milyar 212 milyon doları geçiyor. İhracatta ikinci kalem ise 1 milyar 884 milyon dolar ile hazır giyim ve konfeksiyon malzemeleri. Bunu demir ve demir dışı materyaller takip ediyor. Diğer kalemlere baktığımızda ihracatımızda en yüksek payı alan diğer sektörler kimyevi maddeler ve mamuller, elektrik ve elektronik, makine ve aksamları, çelik, iklimlendirme sanayii, tekstil ve hammaddeleri ile fındık mamulleri olarak konumlanıyor. 

Almanya’ya en çok ihracat yapan illerimizin başında ise İstanbul geliyor. İstanbul’u sırasıyla Bursa, İzmir, Kocaeli, Manisa, Ankara, Sakarya, Denizli, Tekirdağ ve Gaziantep takip ediyor. 

Almanya lojistik taşımaları 72 saatte kapıda

Lojistik sektörünün olmazsa olmazlarından biri de teslim zamanı. Komple taşıma ve parsiyel taşımada kaybedilen her dakika müşteri veya firma için güven kaybına neden oluyor. Bu sebeple parsiyel ya da komple lojistik ürün sevkiyatlarının zamanında yapılması büyük önem arz ediyor. Geçmişte küçük ya da büyük boyutlu işletmeler için yeni pazarlara açılmak fazladan bir efor ve beraberinde çok fazla iş yükü gerektiriyordu. Firmalar dış pazarlara girerken toptan fiyatına ürün satabiliyordu. Bu da özellikle küçük işletmeler için oldukça külfetli oluyordu. Fakat, zaman geçtikçe karayolu lojistiğine yapılan yatırımlar sayesinde taşıma süreleri kısalıp Almanya taşımalarında yollar daha güvenli hale geldi. Günümüzde ise uluslararası taşımacılıkta karayolu taşımacılığı, üreticiler tarafından en çok tercih edilen taşımacılık yöntemi hâline gelmiş durumda. Böylelikle artık karayolu lojistiğinde çok hızlı ve avantajlı taşımalar yapılabiliyor. 

Karayolu parsiyel ve komple taşımacılıkta hizmet veren Almanya merkezli lojistik partneriniz Hubtic, Almanya ile olan güçlü lojistik bağlantıları ile hızlı ve güvenilir bir ulaşım yolu oluşturuyor. Bugüne kadar artarak gelen ticaret hacminin daha da büyümesine farklı bir vizyon ile katkı sağlayan Hubtic sayesinde yurtdışına ürün göndermek yurtiçi taşıma kadar kolay hâle geliyor. 

Almanya komple yük ve parsiyel yük taşımalarınız Hubtic ile güvende!

Araştırmalar, bugün dünyadaki her üreticinin ürettiği 4 birim maliyetli ürünün 1 biriminin lojistik faaliyetlere harcandığını gösteriyor. Bu durum da üreticilerin desteklenmesi, lojistik tarafındaki iş yüklerinin ve maliyetlerinin azaltılması ihtiyacını doğuruyor. Hubtic tam bu noktada devreye girerek, kurguladığı güçlü lojistik sistemiyle ürünlerin ister FTL ister LTL olsun; hızlı, ekonomik ve güvenilir bir şekilde profesyonel olarak sevkiyatını mümkün kılıyor. Almanya parsiyel ve komple yük taşımalarında Hubtic’i tercih edenler durum güncellemeleriyle gerçek zamanlı gönderi takibi yapabiliyor; dijital belge kontrolü ve dijital iletişim sayesinde aracısız taşımanın sağladığı rahatlıkla tanışıyor. Hubtic, Almanya dahil 20’nin üzerinde ülkeye karayolu taşımacılık, 40’tan fazla ülkeye ise denizyolu taşımacılık tarafında dakik, güvenilir ve eksiksiz bir hizmet garanti ediyor. Hubtic ile ilgili daha fazla bilgi almak, Almanya taşımalarınız için en iyi lojistik hizmetlerinden faydalanmak için siz de aşağıdaki formu doldurabilir ve Türkiye – Almanya taşımalarında Hubtic uzmanlığına güvenen firmalar arasında yerinizi alabilirsiniz. 

Sağdaki alana e-posta adresinizi girerek Hubtic Blog bültenimize abone olabilirsiniz.